beynimin buzları çözüldü

8 kişi hayrettin

Habertürk'te Saba Tümer'in programına konuk olan Nalan, iki yıl önce kendisinde aşırı unutkanlık başladığını fark ettiğini ve cep telefonu kullanmayı bıraktığını anlattı. Nalan, ailesindekileri de cep telefonunu bırakmaları yönünde telkin ettiğini vurgulayarak şunları söyledi: "Çok rahat ettim. Ablama da 'Tez günde bırak inşallah' diyorum. Beyinde mikrodalga fırın etkisi yaratıyor. Sigara gibi bir alışkanlık. Ben iki sene, neredeyse bir bağımlılıktan kurtuluyormuş ruh halindeydim. Sürekli telefonumu bir yerde unuttuğumu zannediyordum. O alışkanlık bir senede geçti."


http://www.sabah.com.tr/gny/haber,6C0C4BA5728E44B5B4995A7F91234C51.html
Read On

kral ortam!!!

2 kişi hayrettin

beyler koşun lan! az önce gelen maili aynen yapıştırıyorum:

"Her 1 Erkeğe 10 Online Bayan!

Dünyanın en iyi arkadaşlık sitesi şimdi sizide bekliyor.

Sadece private insanların davetiye gönderebildiği bu siteye üye olma şansı yakaladınız.

Şimdi sıra sizde.

Zengin erkekler güzel bayanlar artık sizinle...

Hadi başlayalım"

mesaj yollayan ilk beş kişiye davetiye yolluyorum. e tabi beş davetiye hayvan, sürekli adam alırsak, erkek başına on karı ortalamasını nasıl sabit tutalım cahil herifler!!!! pardon bayan diyecektim ;) bayan sayısı artınca başka herifler de çağırıcam lan takipte olun!!!
Read On

bok var çünkü sokakta

2 kişi hayrettin

bıkmadılar arkadaş! bitmedi bu salak muhabbet. neymiş, yeni nesil sokağa çıkmıyormuş, hep evde bilgisayar başındalarmış falan filan. bu çocukların sokakta oyun oynamamaları bizi onlardan neden üstün yapıyor ulan?! ne oğlum bu bir türlü bitmeyen romantik isyanlar, hüzünbaz gerzeklikler?! şu siktiğimin ofisinden biraz uzaklaşalım diye sigaraya çıkıyoruz, maruz kaldığım işkenceye bak! ne vardı la sokakta?! NE VARDI ARKADAŞIM SOKAKTA?! lan ben biliyorum, embesil gibi "ebe tura birkiüç" oynuyordunuz siz! "tilki tilki saatin kaç" oynuyordunuz arkadaş, moron moron! bu mu seni bu çocuklardan daha üstün yapıyor?! gerizekalı mısın sen?!



tabi şimdi şöyle bir şey de var. misal benim bir halamınoğlu var. diğerleri kız. halamın tek oğlu var. küçük bu. on beş yaşında sanırım. tam bir bilgisayar kurdu kerata. emesen heklemeler mi dersin, forumlarda moderatörlük mü dersin, ne ararsan var bunda. geçen bize geldiler. ben de hemen benim bilgisayara virüs mü ne girmiş, onu yaptırdım. abisi olarak da tabi sorunları var mı ilgilendim. "kamışa su yürüdü mü lan keranacı?" dedim ben buna. bu bi ağlamaya başladı. ama nasıl ağlamak. windowsun kapanış melodisiyle ağlıyo lan çocuk! neyse, dedim, "oğlum nedir derdin? ibne mi oldun, noldun? bana açılabilirsin" dedim. dedi, "abi benim dalgadubara ethernet şeklinde ama türk kızları hep usb girişli :(". ben çok kötü oldum yaa öyle diyince. sonuçta kuzenim lan, kan bağı var üzülüyor insan :(
Read On

kayışı kopmuş bloggerın maceraları #2

6 kişi hayrettin

- olayları iyi analiz edip büyük resmi görmek lazım!
- tıklayınca büyüyodur o ;)
Read On

şahitler huzurunda uçalım mı hafız?

9 kişi hayrettin

video

daha bir de yorum istiyorsunuz oğlum? ne biçim insanlarsınız lan siz?! buna yorum mu yapılır amına koyim sldkflsdfjls. şahitlerim var! alın bu arkadaşı sldkfsdljflsdfjsl

yalnız esra ceyhan'ın soğukkanlılığına hayran olmamak elde değil lsdkfjlsdkfjls. allaaaaaaaaaah!!!! sizin de gözünüzün önüne, şekerpare'de "baskın væær!!" diyerek kapıya uçan şener şen gelmedi mi? lsdjflsdkfjlsdfj
Read On

seçim bürosu

7 kişi hayrettin

abi siz ne yapıyorsunuz orada? şu ana kadar kaç seçime şahit oldum bilmiyorum ama, abi anlamıyorum hala, siz ne yapıyorsunuz orada? siz oraya kira ödüyorsunuz değil mi abi? o dükkana kira ödüyorsunuz. camlarına poster asmak için mi yapıyorsunuz abi bunu? bu mantıklı mı abi? ben size nasıl güvenip oy vereyim abi. daha şunun bile boşa harcama olduğunu hesaplayamıyorsan, ben sana neden oy vereyim? vermem. ben zaten yapı olarak anarşistim, ama şimdi hep yanlış yorumlanıyor anarşizm, aslında o şekil bir şey değil anarşizm, yani o düşündüğünüz şey değil o, hep anlamı falan bade olmuş zamanla. çoğu kişi de bilmez bunu. matah bir bilgi bu. neyse, ben yapı olarak, düşünce yapısı, anarşist olduğumdan zaten oy kullanmıyorum ama kullansam da seçim bürosu diye bir dükkan tutup, bütün camları, sanki içerisi görünmesin diye camlarına gazete kağıdı yapıştırılmış, uğur dündar baskını bekleyen, sağlıksız gıdalar imal edilen bir yer gibi posterlerle kaplayan birine oy vermem. bu cümlenin öznesi ile yüklemini düzgün yazmam da süper olay ha bu arada!

ben geçenlerde bir tanesinin içine baktım gizlice. teknoloji namına, konfor namına bir şey yok içerde. dört tane plastik sandalye vardı abi. bu neyin bürosu abi? ne için var burası? çok saçma! evet, çok saçma bu! seçim otobüsleri daha konforlu ve teknolojik! onları kullanın büro olarak. çatısına çıkmak için asansör olanları var. lcd televizyon falan. ful eyçdi! hem paranız cebinizde kalır. paran cebinde kalır diyorum abi! ne malum seçimi kazanacağın?! ya kazanamazsan? yazık parana! çoluğunun çocuğunun rızkı o!

yoksa siz içerisi görünmeyecek şekilde o camları posterlerle kaplayıp, akşamları orada biralamaca mı? ;) hadi hadi anlarım halden! biralamaca di mi abi? ;) olsun olsun yapın tabi. seçim yorgunluğu bu, başka şeye benzemez; bilirim. anlarım halden :) biralamaca demek. afferin, çalışın.

demokrasi ne acaip bir şey.
Read On

komşu şirketteki şoför abi

0 kişi hayrettin

abi lütfen bir daha saçlarını, aynalı tahirlikten yeni sıyrılmış alişan gibi öne doğru tarama! suratına gülmeyeyim diye kahkaham götümden çıktı lan! :( şimdi ben sigaraya da çıkamam korkudan olm, napçam ben yaa :( hay allah kahretsin! abi ne güzel yandan yandan ayırıyodun saçlarını sen, tam bir semt çocuğu gibi. bir genel müdür şoförüne yakışır şekilde. delikanlı gibi! ama o hal ne be abi?!

hayat beni neden yoruyosun amına koyim?! bu adam firifıraydeylerde badi de giymesin lan?!
Read On

kafam karıştı

7 kişi hayrettin

e şimdi neden o hanfendi tutuklandı ki? orhan gencebay'a, efendim sezen aksu'ya falan serbest değil miydi bu? böyle öğrenmedik mi biz? beste yapıyorsan serbestti. böyle değil miydi aga bu iş? ama şimdi başka bir değerli bestekarımız neden tutuklandı? off ya dünya bazen anlaşılması çok güç bir yer oluyor; nefeslerim falan daralıyor. bi bişeyler falan.

hep medyanın eksik bilgilendirmesinin acısını çekiyoruz işte. medyamız bilinçsiz ve tembel :(

acaba kanunda değişiklik mi oldu? beste yapanlara da mı yasaklandı bu halt? eğer öyleyse, neden halka duyurulmadı? yurdumun çeşitli barlarında, oksijene hasret, birgün piyasaya sürüp yaza damgasını vuracak albümleri için para biriktiren genç bestekarlar neden bu konuda bilgilendirilmiyor? ya çocuklar yanlış bir şey yapıyorsa bu bilgi eksikliğinden dolayı? yazık.

ya da madde ayrımı mı var? ot serbest, kimyasal yasak gibi? ya da gramaj sınırı? bunlara hep açıklık getirilmeli! ve medyamız bu konuda bizi bilgilendirmeli arkadaş! o hanfendi neden tutuklandı bilmeliyiz!

ve bence orhan gencebay rock müzik yapıyor!
Read On

fairplay

8 kişi hayrettin


sahada ezeli rakip, dışarda ebedi dost.
Read On

fight club

0 kişi hayrettin


first rule of the fight club is bir tabela yaptır!
second rule of the fight club is çok büyük yaptırma; vergisi çok!
Read On

ünlü hekır t&t durden yine yaptı yapacağını!!!

7 kişi hayrettin


hesap makinesinde leblebi yazmış!!!! korkulur bu adamdan. yakında efbiay falan yakalar bunu, fazla da çet met yapmamak lazım bununla aslında.
Read On

ismail ünal bırak peşimi

4 kişi hayrettin

beşiktaş belediye başkanı ismail ünal'a sesleniyorum. sayın başkan lütfen bırakın peşimi. neden sürekli beni bir yerlere davet etmek için sms atıyorsunuz? hayır, şöyle kopmalı bir partiye de çağırmıyorsunuz ki geleyim. varsa yoksa heykel açılışı, muhtarlık binası açılışı, bilmem ne. bugün de yeni balıkçılar çarşısında, "balık festivali"ne gel diye sms yollamışsınız. lütfen ama. ne yapıcam ben orada? hamsi balığı mı oynatacam tavada? bu nasıl bir eğlence anlayışı?!

sayın ismail ünal, ben beşiktaşlıyım ama sadece kulüp bazında. beşiktaş ilçesi sınırlarında yaşamıyorum ben :( takımın verdiği acı az geliyor, biraz da ben eziyet edeyim diye düşünüyorsanız çok üzülürüm :(( lütfen artık bana sms yollamayın.

travis and tyler durden beşiktaşta oturuyo ona yollayın :)))
Read On

ekonomik kriz mağdurlarına yaz tatili önerileri

5 kişi hayrettin

az önce şirketin mutfağında, fare gibi kırtkırtkırt kontrplak kemiren hanfendileri görünce hemen fark ettim ki yaz geliyor. evet dostlar yaz geliyor ve millet krizden dolayı ne yapacağını şaşırmış durumda. plan yapamaz hale gelmiş insanlar. ets tur'un o ansiklopedi gibi kataloglarını açamaz olmuş halk :( e madem gidemiycen tatile, daha niye sunta kemiriyon orda gerizekalı!!! git kebap yesene!!!1

neyse konumuz bu değil. sosyal sorumluluk sahibi bir blogger olarak hemen ekonomik krizde halkımız nasıl yaz tatili yapabilir o konu üzerinde düşünmeye başladım. ve bazı fikirler oluştu kafamda. yalan lan sadece bi fikir oluştu. işte o fikir!

bir akrabanızın ya da arkadaşınızın, o da olmadı arkadaşınızın bir arkadaşının yazlığına gidin! şimdi kalkıp bana benim yazlığı olan tanıdığım yok muhabbeti yapma! çünkü six degrees of seperation diye bir şey var cahil! yani dünya küçük. herkes herkesi altı adımda bulur. moskova'da nezih bir gece kulübünde ilkokul öğretmenine bile denk gelebilirsin. işte dünya o kadar küçük. ve o öğretmen, o sümüklü veledin, nasıl da kucağında manitaları lep lep dans ettirdiğini görür!!1 ahaha göt oldu ibne! böyle bu iş. herkes yazlığı olan bir tanıdık bulabilir arkadaş, yeter ki insan buna inansın ve bunun için çabalasın.

işte tüm zamanların değişmeyen yegane bedava tatil şekli! müttiş bir olay. git oraya ve yan gelip yat. ekmek elden su gölden. ye iç sıç denize gir camış gibi yayıl salondaki üçlü koltuğa. bundan daha güzel ve ucuz tatil mi olur lan!

biz zenginlerin bir lafı vardır, "en güzel tekne arkadaşın teknesidir" diye. işte siz fakirler için de en güzel tatil, akraba yazlığında yapılan tatillerdir. "kayınço bi rakı mı açsak ya bu akşam, bi de mangal" falan deyin, sömürün ibneyi. çekinmeyin yapın bunu! keyfini çıkar piç mis gibi bedava tatil işte sana!

yukarıdaki fotoda, geçen yaz menekşe plajında tavladığım turistle ne güzel de keyifle çimiyorum ama değil mi? tatil güzel şey lan! işte siz de kriz olsa bile bunu yapabilirsiniz. yeter ki inanın! ama ne olursa olsun şunu aklınızın bir kenarına yazın:

suyla şaka olmaz!!!
Read On

hürriyet için köşe yazısı denemeleri

7 kişi hayrettin

birinin adı topbaş..

*

ötekisi kılıçdaroğlu..

*

istanbul belediye başkanlığına talipler..

*

kılıç ne?
eski bir silah.

*

bütçeden eskrime ayrılan pay ortada!
Read On

dilimize gereken özeni göstermeliyiz

15 kişi hayrettin

türkçemizi sevelim ve koruyalım

sağda solda çokça görüyorum, insanlar konuşurken ya da yazarken aralara bolca yabancı kelimeler sıkıştırıyor. yaptığı bilgi gösterisinin böylece daha etkili olacağını düşünüyorlar belli ki. hatta bazıları olayı abartıp, götünden kelimeler de uyduruyorlar. ben şahsen kendim dilin yaşayan bir şey olduğuna inandığımdan pek de iplemiyorum bu durumu. ama şu da bir gerçek ki dilimize de gerekli özeni göstermeliyiz. ona sahip çıkmalıyız.

ben de lise ikiye kadar bu konuda nadide örnekler vermiştim. lakin lise ikide edebiyat dersimize giren hanfendi gözlerimin açılmasını sağladı. sayesinde kendimi edebiyata verdim. kendileri bulgaristan göçmeniydi ve çok kötü türkçesi vardı lan! offf inanamazsınız oğlum :(( ben öylesine hala denk gelmedim. işte o zaman başladı bende türkçemizi korumamız, ona sahip çıkmamamız gerektiği inancı. ay bak yine aklıma geldi ismimi telafuz edişi, tüylerim diken diken oldu :( türkçemiz çok güzel. onu koruyalım. lütfen!

sırf bu yüzden türk dil kurumunda işe giren sınıf arkadaşlarım var lan benim :(
Read On

kayışı kopmuş bloggerın maceraları

3 kişi hayrettin

- nefret ediyorum soğuklardan yaaa yaz gelsin!!!! :((
- bi sn cnm hmn yazyrm :))
Read On

türkülerimize sahip çıkalım

0 kişi hayrettin

çünkü türkülerimiz bizi biz yapan değerlerdendir ve barındırdıkları sözlerle ufkumuzu açar, hayal gücümüzü genişletirler. işte size bir örnek:

"bahçelerde mor meni"
Read On

uçlarda yaşamak

0 kişi hayrettin


hayat felsefem
Read On

bir biblo için ya rab, ne herifler bitiyor!

17 kişi hayrettin

geçen baktım sean penn abimiz oscar almış. filminin adı da milk; yani süt. oh dedim sonunda izlenmeye değer süper bir film! süt gibi de manitalar vardır diye düşündüm ve koşarak sinemaya gittim.

film böyle bir metro istasyonunun merdivenlerinde başladı. sean penn abim gençten bir çocuğa rastladı merdivenlerde. eski bir tanıdığı heralde diye düşündüm ben de, bekliyorum "ya bi ara görüşelim" falan deyip ayrılsınlar; biz de işimize gücümüze bakalım diye. sonra bunlar tam ayrılcak gibi oldular ama o da nesi?! öpüştüler lan!! dudaktan oğluuum!!! hadi dedim, tokalaşırken yanlışlıkla oldu heralde, olur öyle, sonuçta koskoca sean penn lan bu boru mu?! madonna'yı tokat manyağı yaptığını biliyorum lan bu adamın ben! ama gel gör ki, bunlar ayrılmadı lan! kolkola girip aynı yöne gittiler :(

filmin bundan sonrası tam bir rezillik. herife herife öpüşüp durdular. olm öyle yanlışlıkla gibi de değil lan, dilli milli öpüştüler! ben yerin dibine geçtim resmen. ben utandım senin yerine sean penn!! sen utanmadın ama! heriflerle yatağa bile girdin :( biz seni delikanlı bilirdik sean penn. şimdi diyebilirsiniz ki, e o zaman neden çıkmadın sinemadan? yaa bi ara bunların ortama bi kız geldi, dedi, "ben de eşcinselim beni de alın aranıza, ne bu böyle sırf herif herife eşcinsellik mi olur?" falan. verdi bunlara ayarı. ben de lan dedim belki bir lezbiyenli mezbiyenli bir şeyler mi olacak acaba, o yüzden çıkmadım sinemadan. keşke çıksaymışım; olmadı lezbiyenli :(

bütün bunlar ne içindi be abi?! sik kadar bir biblo için! insan delikanlılığına halel getirir mi onun için abi? gel burda karaköyde onun kıralını yapıyorlar! biz kankam redyohedbengır'a plaket yaptırmıştık orda. mis gibi de olmuştu. paran mı yok?! paran mı yok sean penn?! ben öderdim! benden olsun yani nedir, lafı bile olmaz! çünkü sen delikanlı bi abimizdin sean penn :( biz seni öyle bilmiştik. biz seni "dead man walking"teki halinle sevmiştik. biz seni, "21 grams"ta naomi watts'ın memelerini...

akademiye de yazıklar olsun! o kırmızı halıyı dür ey akademi! o red carpetı dürün ve kaldırın kapının arkasına! iple de bağlayın açılır o.

neyse abi. bundan sonra benim sean penn diye bir abim yok! naomi watts deyince, aklıma bişey geldi ona bakıcam o yüzden kısa kesiyorum. yazıklar olsun! şunu da unutma ki sevgili sean, "freud diye bir şey yoktur".
Read On

dev röportaj!

9 kişi hayrettin

merhaba internet aleminin en iflah olmaz, en hin, en ele avuca sığmaz, kanun nizam tanımaz, rezil, madrabaz, iğrenç insanları! sevgili bloggerlar ben geldim! sevindiniz mi lan keranacılar? (gülüşmeler)

buralarda sanki herkes çok merak ediyormuş gibi, sanki düşünmekten yemeden içmeden kesilmiş gibi, fasikül fasikül "neden geldim bloggera" şeklinde türküler yakmak adettenmiş. o sebepten, ben de böyle bir yazı yazmak için oturdum klavyemin başına. ama sonra bunun soru cevap şeklinde olması daha aydınlatıcı olur diye kanaat getirdiğimden, kendimle röportaj yapmaya karar verdim. ki siz sevgili kitlemin aklında soru işareti kalmasın. çünkü sizin ciğerinizi bilirim ben! ille de her haltı öğrenmek istersiniz!!! müptezel müzevirler sizi gidi. burada soruları ben sorarım ahbap! ve cevapları da ben veririm, bunu o lanet beynine sok!!!

herkes kayışı kopardığımı anladıysa, internet alemlerinde olay yaratacak, cihangir'in gözde cafelerinden birinde gerçekleştirdiğim röportajıma başlıyorum.

merhaba, sayın kaba şimşek.
merhaba canım. (gülüşmeler)

niye güldünüz?
aklıma bişey geldi yaa, takılma sen ona. (yine gülüşmeler)

duyduk ki artık blogger aleminde sizin de bir sayfanız varmış. nereden çıktı bu blog fikri?
amerikadan çıkmıştır heralde. amerikadan mı çıkmış? bildim mi? (komik olduğunu zannetmeler)

hasbinallaaah. insan gibi cevaplamayacaksanız sorularımı, ben gidiyorum! (öfkelenmeler)
şaka şaka, hemen de kızıyosun yaaa. (götünü yiyim ayakları) ya şimdi aslında tam şöyle oldu. benim bazı arkadaşlarım var, onlar böyle internet komünitelerinden ayrı kendi mecralarını oluşturdular, ben de kıskandım onları. sonra baktım ki üye olduğum yerlerin konseptlerine pek uymayan bir dolu da fikir var bende, dedim ben de bir blog açayım.

yani aklınıza gelen her haltı paylaşılmaya değer görüyorsunuz?
ama öyleler. değiller mi? (hemen de yüzünü düşürmeler, bi küsmeler) hepsi olmasa da bir kısmı paylaşmaya değer bence. (kıvırmalar)

neyse bunun kararını halk verir zaten. birçok sitede aktif haldesiniz. işiniz gücünüz yok mu sizin? nasıl yetişiyorsunuz bunların hepsine?
bunu son zamanlarda çok sık duyuyorum. aslında işim gücüm elbette var. öyle küçük biri de değilim yani yaşım da var. ama yabancı bir şirkette yönetici olduğum için çok fazla boş vaktim var. onu böyle değerlendiriyorum ben de. (gülüşmeler) aslında bence herkes yönetici olsa hem çok para kazanır hem de boş vakti olur. gençlere yönetici olmalarını tavsiye ediyorum ben. (kendini kaybetmeler) ben mesela çok büyük bi şirkette yöneticiyim ama şimdi şey olmasın isim zikretmeyelim. insanlar kendini övüyor demesinler.

peki. genç değilim dediniz?
yani aslında şöyle. mesela travis and tyler durden kadar yaşlı değilim. ama radioheadbanger kadar da genç değilim. aramızda kalsın ama, o herifin benden genç olması bana çok koyuyo yaa. yani t&t'nin ihtiyar olmasına bile sevinemiyorum diyebilirim bu yüzden. düşünsene yaaa ben ölücem ama o ibne yaşamaya devam edecek! peyote'ye falan gidip bira içecek. aslında bu da o kadar çok koymuyor açıkçası. sonuçta yaşasa n'olur ki? zaten depresyonda olur o zaman zarfında. ama mesela ben ittire kaktıra bile belki cima edemezken, o rahat sevişecek! gözümün önünde yapacak bunu!! yani tam gözümün önünde değil ama, hissedicem ben bunu. işte buna çok üzülüyorum son zamanlarda. (uzaklara dalmalar)

neyse bu tatsız muhabbetleri geçelim bence.
evet bence de. işim hakkında detay verse miydim ki acaba? hava atıyo olmasın dedim ama olmazdı sanki yaa. (dallamalaşmalar)

bence biraz diğer üyeliklerinizden bahsedelim. genelde yazı yazmak üzerine üyelikleriniz var internette. bildiğim kadarıyla feysbuk gibi, yonja gibi sitelere üye değilsiniz.
sevmiyorum onları ben. yani ne ki onlar? şimdi ben koyarım oraya fotoğraflarımı ama o insanlar benim hayvan gibi yakışıklılığıma gelir o zaman. halbuki dış görünüş bence hiç önemli değil yani. iç güzellik çok daha şey bence. değil mi?

bazen. ama bir de flickr'a üye olduğunuzu biliyorum. o nereden çıktı?
ha filikayı diyosun. (anlamsızca sırıtmalar) şimdi internet herkesi sanatçı yaptı. bakıyorsun herkesin fotoğrafları, efendim kısa filmleri falan var. kolay çünkü artık. yok "o anın peşinde" olmalar, yok "ışığın bol olsun"lar, yok "kadrajın zeval görmesin"ler falan. ne oluyoruz?! nedir bu lan?! fotoğraf dediğin, fılaşın dolmasını beklersin, arkadan biri kulak yapar falan o şekil şeylerdir. al işte benim makinem bile yok. ama ödünç makinelerle neler çekmişim herkes gidip bakabilir! fotoğrafsa fotoğraf arkadaş! (bi cinsleşmeler bi şekiller) (arka masaya kız oturmuş)

blogunuzun en üstünde de bir fotoğraf görüyorum siz mi çektiniz?
evet. (kıza poz atmalar) yani gerekirse bu sanat dalında neler yapabildiğimi görsünler diye koydum. (kendini keybetmeler)

bu arada blogunuzun tasarımı hakkında da biraz bilgi verir misiniz?
işte o mühim! çünkü ben baktım herkes hazır tasarımlar kullanıyor. emek yok! hep hazıra konmalar. biz büyük bir ekiple gece gündüz çalışarak, piksel piksel el işçiliği şeklinde yaptık bu blogu. her bir pikselinde emek var bu blogun. gözyaşı var, kanla sulandı bu topraklar! (ohooo uçtu bu bi hatun görünce)

tamam tamam kes! neler olacak blogunuzda? belli bir konsepti olacak mı? mesela futbol blogları falan görüyoruz sağda solda.
evet öyle bir şey de var değil mi? eski maçları hatırlamak falan bayaa pirim yapıyo. ben de hatırlıyorum aslında maçları. geçen haftaki fener maçını izledin mi? ne maçtı ama! (manasızca gülüşmeler)

bu mudur blogunun konsepti lan dallama?! geçen haftaki fener maçı diyor adam ya! (zıvanadan çıkmalar)
hemen de kızma yaaa. (bozuntuya vermeme gülüşmeleri) her şey olacak benim blogda. edebiyat da olacak, müzik de olacak, sinema da olacak, kısacası hayatın tam içinde olacak bu blog! (kendini bir halt sanmalar)

siyaset?
elbette ki. mesela bak, kriz bizi teğet geçti ama anüsümüze teğet geçti. (salak salak gülüşmeler) yani bu şekil mizahi bir dille şey olcak politika. mesajlı.

(siniri bozulmuş gülüşmeler) vay beee!
süper di mi? (hala salak salak gülüşmeler, bi yandan kızı kesmeye çalışmalar)

lan!
süper bi blog olacak demiştim. (hala gülüyo lan!)

la oğlum git!
ya dur, burcumu sormadın ki daha. (allahım hala gülüyo lan) hani bu salak röportajlara gönderme şeklinde, çaktın mı espriyi? (gel beni öldür der gibi gülüşmeler)

ney?!
kova.

lan git! elimden bi kaza çıkacak allahın manyağına bak!!! yakalamim olm seni mahallede, hasta manyak!!!
Read On