sms20 kişi hayrettin
"selamun aleyküm ben caner. dün gece numaranızı rüyamda gördüm. bu işte bir hayır olduğuna inanıyorum. hakkınızı helal edin..."
helal olsun, eyvallah sldkfjsdlkfjlsdkfjsldkfjsl das parfum9 kişi hayrettin bi tane adam var, adı patrik süskint. bu abi, zamanında almanya'ya işçi gelmiş bir türk ailenin kızına gönül veriyo. sonra o aile de kalkıp türkiye'ye kesin dönüş yapıyo filan. neyse bizim patrik de düşüyo yollara aşkı için. geliyo türkiye'ye. işte illa ben seni alacam diyo. kız da gidiyo bunu babasıgile söylüyo. yani tabi aslında anasına söylüyo; babasına söyleyecek büzük yok henüz. ana diyo, valla çocuk kara sevdadan yemeden içmeden kesildi, kalktı anasını atasını vatanını bırakıp buralara kadar geldi diyo. sen bunu babama bi çıtlat diyo. zaten siz vermeseniz bile ben gaçıcam diyo. anası bunu babasına söylüyo. babası önce delleniyo, sikerim lan, elin kabuklusuna verecek gız yok la bende diyo. sonra karısı, işte bildiğiniz kadın fettanlıkları, cingözlükler filan yapıyo ikna ediyo babayı. baba diyo, ama bi şartım var diyo, o kefere sünnet olacak ve burada yaşayacak!neyse işte kız hemen gidiyo bunu patrik abiye yetiştiriyo. diyo, babamın şartları bundan bundan ibaret diyo. patrik, yaa tamam burda yaşamak filan okey ama sünnet ne yææ diyo. işte kız da buna, yaa nolcak aşkitom, nasıl olsa kökü sende, hem daha gür çıkar diyo. tamam lan diyo patrik! aşk lan bu, amına bile korum gerekirse diyo. kız da, zaten temennimiz o ailecek patrikim diyo buna. gülüşüyolar filan. yanlarında, patrik ablasının götünü mötünü ellemesin diye bekçilik eden embesil kardeş de anlamadan dinlemeden katılıyo gülüşmelere. godoş! patrik çiçeğini felan yaptırıp kızı istemeye gidiyo. diyo, allahın emri peygamberin kavliyle raki şiş kebap çok güzel yine gelecek ben :) şakalaşmalar filan oluyo. söz yapılıyo hemen. işte patrik'e görkemli! bir sünnet yapılıyor filan. evleniyo bunlar. gel zaman git zaman, patrik ekmek derdinde götü sikilen bi hal almaya başlıyo. aşk maşk kalmıyo tabi. birgün bu işteyken karısı çaldırıyo bunu cepten. arıyo bu geri karıyı. karısı diyo, ben ablamgildeyim diyo, akşam buraya gel diyo direktoman. lan diyo patrik, karı senin ablangil anasının nikahında oturuyo yorma beni oraya kadar. yahu kapının önünden kalkıyo otobüz, otura otura gelirsin işte mıymıntı herif, eniştemle de konuştu ablam diyo karı, bacanağım gelsin de mangal yakalım dedi diyo eniştem. tamam tamam diyo patrik, müşteri var kapatıyorum diyo. kapatıyo bu telefonu, hay sikeyim bacanağını diyo sessizce, önündeki kadına ayakkabısını denetirken. kadın patrik'in küfürünü kısmen duyup irkiliyo. nası irkilmesin amına koyim, bacak sikmek filan. neyse kadın hışımla kalkıp gidiyo tabi bişey almadan. şayze diyo bu sefer patrik. patrik cevizlibağ'da yeşil kunduradaki mesaisi bitince köprüden karşıya geçip 500t'ye biniyo. 500t hayvan gibi dolup yola çıktıktan sonra, yanındaki şişman teyzenin yarısını kucağında taşıyarak cama yapışmış olan patrik, köprü trafiğinde otobüsteki kesif kokudan ilham alıyo ve başlıyo yazmaya. zaten bu fikir iki yıldır koklamak zorunda olduğu ayaklardan da uyanmış zamanında kafasında. ama kısmet bugüneymiş deyip veriyo cümlelerin, paragrafların gözüne gözüne bizim patrik. iki ay hiç inmiyor 500t'den. tabi saç sakal birbirine karışıyor, leş gibi kokuyor falan ama takdir edersiniz ki bu pek yadırganmıyor. tabi aslında bu kadar uzun sürmez normalde ama işte, arada teyzeler bunu dürtükleyip yer istiyo, yer veriyo patrik filan. ayakta da yazamıyor haliyle. bazen de, ama gerçekten bazen yani, güzel bi kız biniyo, onu kesiyo patrik. yoksa iki üç günde yazılır lan, ne var incecik kitap amına koyim. neyse işte iki ay sonra otobüsten indiğinde patrik'in elinde, en başında kırmızı kurşun kalemle "das parfum" yazılmış kağıtlar oluyor. patrik sikerler karıyı da bacanağı da, zaten umudu kesmişlerdir benden diyip atlıyo taksiye havaalanına gidiyo. olm adam canından bezmiş zaten yıllarca hans denmesinden! ver elini almanya! sonra kitap yayımlanıyo işte. bu kitabın hikayesi böyle. yaa o değil de9 kişi hayrettin bundan ikibinikiyüz yıl sonra bile erol evgin'in, o peynir tenekesi suratının hiç değişmeyecek olması; senin benim torun tombalağın karşısında hala aynı gülümsemesiyle, hala AYNI şarkıları söylüyor olacak olması, zira adama şarkı yapan iki kişi de öldü, sadece beni mi tedirgin ediyor lan? böyle ara ara sizin de aklınıza gelmiyor mu? o zaman siz de benim gibi hemen DİVANIN altına saklanmıyor musunuz? kulaklığın süngeri ordaymış lan! ;) en azından onu bulmama yardım ettin sevgili erol. lütfen artık sırıtma ama!!
ŞiYiR8 kişi hayrettinI en önemli öğünüdür günün kahvaltı gidersen birgün eğer iki de ekmek al dönerken bir de peynir katık edip yanına mis gibi çayımı da demledim mi değil seni sevgili feriştahın gelse tanımam bir de sucuklu yumurta II
emperyalizmin bayrağıdır beş çayı sen sevgili! feodal acıların emperyalist hezeyanların tutsağı içme o çayı içersen yıkılır bu kent kuşlar da ürer ve atları da vururlar proleter poğaça varsa yanında içebilirsin ama ah nerede vah nerede0 kişi hayrettin amma olay yaptınız lan! oğlum burada adam. demin su almak için mutfağa gittim, baktım açmış dolabı içine bakıyor. lan dedim, napıyon oğlum burda? abi dedi, ben de bilmiyorum ne yaptığımı, kafam allak bullak oldu, sizin holde top sektirebilir miyim? ya dedim, bana kalsa sorun değil ama apartman hayatının belli kuralları var mehmet! bunlara uymalıyız. gece gece komşularımızı rahatsız etmemeliyiz. haklısın abi dedi, düşürdü suratını bu. üzülüyor lan insan. kıyamadım ben de, dedim şu kenarda sektir hadi. ama dedim, abartma, elliye kadar falan sektir. abi benim rekorum altı zaten dedi bu. yer yatağı yaptık benim odaya, uyuyor şimdi. yarın ben bunu en iyisi ümraniye'ye götüreyim de çimende oynasın çocuk. her taraf beton yığını oldu, evlere hapsoldu zavallılar. ümraniye ilaç gibi gelecek sabiye. ibo'yla falan penaltı çekişirler.
intak #47 kişi hayrettin merhaba, ben de kaba şimşek'in sekiz yıldır cüzdanında taşıdığı prezervatifim. abi allaşkına şu herifi mektebe mi götürüyosunuz, napıyosanız yapın yaa. benimle birlikte fabrikadan çıkan arkadaşlarım doğaya karıştılar lan! ki bizim doğada kaç yıl kaldığımızı söylememe gerek yok sanırım :(( ben bu cüzdandaki yerime geldiğimde bir iz vardı burada. o ize keyifle kurulmuştum. zira sevinmiştim o zaman aktif birine denk geldim diye. ama rivayet muhtelif. kimisi beş yıl taşıdıktan sonra barda bir arkadaşına verdi diyor. bazıları altı yedi yıl taşıdı sonra çöpe attı diyor. bilemiyorum. ama canımdan bezdim artık! :(( şebnem ferah'ın bahsettiği küçük kaygan dünyayı görmeden ölmek istemiyorum allah kahretsin! :(((((
intak #36 kişi hayrettin selaaaam sldkfjsdlkfjs. kim olduğumu söylememe gerek yok sanırım lsdfjsldkfjs. ama anlayamayacak kadar andavallar vardır diye söyleyeyim yine de, ben kaba şimşek'in donu.yaa ne diyo bu mallar allasen? yok eprimişler de yok siksok! inanmayın abicim bu gerizekalılara. ben valla şahsen hayatımdan memnunum. fotoğrafta görüldüğü üzre de taş gibiyim! yaşımı fotoğrafa bakıp tahmin edemezsiniz mesela. beş yaşındayım oğlum ben! ama ilk günkü gibi yepisyeniyim. çünkü ben bu lavuğun karılı kızlı ortamlar için beklettiği tek şekilli donuyum. şimdi neden bu kadar yeni olduğumu anlamışsınızdır sanırım ;) lsdkfjlsdkfjlsdkfjs zararsız bi herif bu kaba. siz bu tişört arkadaşlara falan inanmayın. ha tabi şimdi birazdan çivit mavi, yer yer beyaz, delikli slip donlar gelip yine kötüleyebilirler adamı. ama bana ne yaaa ben kendime bakarım sikerleeeeeer sdlfjsdkfjsdlkfjlksdfjdls. intak #22 kişi hayrettin merhaba, ben de kaba şimşek'in ev şortuyum. metalika tişörtü abinin serzenişlerinden cesaret aldım ve ben de şikayetlerimi söylemek istiyorum. tişört abimin genel dertlerinden ben de muzdaribim :( işte şeftali suyu bulaşan ellerini silmesi, sümüklerini üzerime sürmesi gibi. ve elbette ki eprime! :( ya abiler bu nasıl bir adamdır yaa. inanın çektiklerimizi bir biz, bir de allah biliyor. aslında benim asıl derdim biraz farklı tişört abiyi düşününce. utanıyorum söylemeye :(((yaa bu adam don giymiyo içine eve gelince!!! :(((( diğer kıyafetlerin yüzüne bakamaz oldum. gururum yerlerde! donlar falan hep benle taşak geçiyorlar :(( siz şimdi şey diye düşünüyorsunuz tabi, işte bu donlar da aynı hammaddeden yapılıyor, senin ne ayrıcalığın var falan! yaa şöyle düşünün, misal sizinle aynı hammaddeden olup da afedersiniz, lüleden yiyen var!! siz neden yemiyorsunuz lüleden o zaman?!?! kusuruma bakmayın böyle bir an sert çıktım ama anlayın halden lütfen :( ağım bile yırtık ve bu adam diktirmiyor yaaa :((( bir de üstümde şey lekeleri var... şey işte anlayın :((( hayır yani şimdi burada boyutlarla ilgili bir takım sırlar vericem ama onun seviyesine inmek istemiyorum! daha o kadar küçülmedik! lsdkfjsldkfjlsd vicdanınıza kulak verin ve bizi kurtarın! teşekkür ederim :((
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
kimim ben?!seksenler ne acaipti kanka yaa :)işte o üyeler!!!fwd: fw: ilt: çOk KomikkkKk!! :))))hunharca yaftaladım
|




.jpg)



