inönü stadını bilmeyenler için söylüyorum38 kişi hayrettin oğlum gerizekalı mısınız? mal mısınız lan siz?! elli yıl oldu lan, hepi topu dört cephe var hala mı ezberleyemediniz?!bak şimdi son kez anlatıyorum. o yeşil olan bölümde ortada bir yuvarlak var; oraya git. yüzünü denize dön. ne demek denizi göremiyorum?! yavaş yavaş dön kendi etrafında, yüzüne efil efil, tuz kokulu boğaz rüzgarı değecek. işte o zaman dur. şimdi karşındaki alçak tribün "eski açık". arkanda kalan üzeri tenteli yüksek tribün de "yeni açık". sağ tarafında "numaralı tribün" var. şimdi soluna dön. iyi bak o tribüne iyi! efsane "kapalı" lan orası! efendi ol. off sıkıldım yaa. iyisi mi sen pazar günü gel oraya, büyük ders var pazar günü o zaman öğrenirsin tastamam. allahın salağı yaa! modern çocuk yetiştirme rehberi5 kişi hayrettin lafa girmeden önce şunu söyleyeyim hemen. bana, alanya'da yere düşüp zırım zırım zırlayan evladını yerden kaldırmayan alman turisti gördükten sonra, hemen yanındaki kayınçosuna dönüp, "bak gördün mü kayınço, hiç dokanmıyor ki çocuğa, ayağa kalkmayı öğrensin, gavur işte bu işi daha bebelikten başlatıyor, şeyapıyor, biz çok düşüyoruz çocukların üzerine, öyle şeyapmamak lazım aslında" diyerek, batılıların çocuk yetiştirme yöntemlerini ilk yücelten ve bu örneği efsaneleştirerek, güzel vatanımda kuşaktan kuşağa aktarılmasına sebep olan o atletli adamı bulun!! bulun onu bana arkadaş!! amın düdüğü yaa! lan dingil, belki o alman kötü bir ebeveyndi?! belki üç kuruşa yaptığı beş yıldızlı tatilin açık büfesinin etkisine o kadar kaptırmıştı ki kendini, gözleri can çekişen öz evladını bile görmüyordu?! ne biliyorsun sen o yapılanın iyi bir şey olduğunu denyo?! hazır onu bulmuşken, o gerzeği onaylayan kayınçosunu da bulun la bana! çok kinlendim ibnelere akşam akşam!!!bu adamlara kinlenmemin sebebi, bu topraklarda, modern çocuk yetiştirme siksikinin başlangıcının o efsaneye dayandığına inanmamdır. ha yok öyle değilse, özür dilemesini de bilirim icabında! o konuda sorun olmaz yani. çocuk dediğin nedir arkadaş? bir çocuğun bilinç düzeyi ile bir antilopunki arasında fark var mıdır? yoktur amına koyim! peki hal böyleyken nedir birader o angut veletlerle, sanki çok anlıyormuş gibi siyaset meydanı ağzıyla konuşmalar? - hayır batucuğum, abinin paçasını çekmemelisin. - vöööeeee - ama böyle konuşmamıştık batu. ne konuşmuştuk seninle evden çıkmadan? - vöööeee vöööeee - ama bir daha seni dışarı çıkarmam böyle yaparsaööööeeeeh ne lan bu?! kimle konuşuyorsun amına koyim sen yaa?! ablacım deli misin sen?! çocuk orda "vöööeee"den başka bir şey demiyor, sen hala brif veriyorsun amına kodumun evladına yahu!! tamam, senin o şeklini siktiğimin piçine amına koduğumun diyerek biraz ağır konuşmuş olabilirim ama nolur bir dön bak yaptığın şeye yahu?! hepiniz mi delirdiniz lan?! lan daha çişini tutamayan bir yaratıkla neyin savaşını veriyorsun sen, bir anlat bana yaa?! neyin gösterisi bu?! bir tekmeyle atıcam koşuyoluna çocuğunu, o olacak amına koyim! ![]() ya bak böyle yapıyorsunuz, sonra o selimcan mıydı neydi, televizyonlara çıkıp bilmiş bilmiş konuşan bir çocuk vardı. onun gibi antipatik veletlerle doluyor etrafımız. yarınlarımız la onlar bizim, neden tiksindiriyorsunuz bizi yarınlarımızdan durduk yere?! - enveeer bırak abinin paçasını!!!! - vöööeeee - bırak dedim di mi sana?!?! bı (çat) rak (çat) de (çat) me (çat) dim (çat) mi (çat) ben (çat) sanaaa (çatçat) haaah işte budur! ellerin dert görmesin ablacım. ne varsa geleneksel yöntemlerde var. dayak cennetten çıkmadır bunu unutmayalım. bu modern çocuk yetiştirme martavallarına prim vermeyelim!!! batuymuş amına koyim! kendilerini nasıl bitirdiler0 kişi hayrettin
hakan taşıyan:
- güz gülleri gibiyiz, hiç bahar yaşamadık. - abi güz de bi çeşit bahar ki :) - :(( bir daha kendisinden haber alınamadı... aman aman iş olsun da2 kişi hayrettin ya bak çok net söylüyorum, benim bir daha bu lafı işitmeme sebep olacak ilk kişinin canını yakıcam! çok pis dövücem oğlum ciddiyim! benim orda iflahım sikilmiş, çalışmaktan götüm çıkmış, adam gelmiş bana hala "aman aman iş olsun da" diyor yahu! sokucam sizin optimist, tamahkar hallerinize yahu! insan böyle mi teselli edilir lan dingil herifler?! ya desene sikeyim sistemi, patronunun feriştahını falan. abi sana çok haksızlık ediliyor desene!ha bavulla para veriliyor şahsıma her ayın ilk günü o ayrı. onu karıştırma şimdi. yeri değil! intihar planı5 kişi hayrettin tanrı çok sıkılıyordu. oturup konuşacağı, yatıp sevişeceği, tavlayı koltuğunun altına sıkıştıracağı, tartışıp kafasını gözünü yaracağı kimsesi yoktu. büyük bir yalnızlıktı onunki. ve önünde sonsuz bir hayat vardı. bu sıkıntısını daha da artırıyordu.zamansızlık içindeki zamanlardan birinde, sıkıntıdan tırnağıyla kanattığı vücudundan kopan bir parçayı izlemeye koyuldu. kopan parça bir zaman sonra öldü ve çürümeye başladı. tanrı'nın kafasında bir ışık yandı. sonsuza kadar yalnız ve sıkıcı bir hayattan kendisini kurtaracak olan şey rastlantı sonucu çıkmıştı karşısına. hemen planını yaptı. önce dünyayı yarattı ve üzerine kendi vücudundan kopardığı parçaları saçtı. işte o günden beri dünya tanrının intihar planının, insan da tanrı'nın bir parçası oldu. tanrı, o günden beri, vücudundan koparacağı son parçanın ölümüyle kavuşacağı huzurun hayaliyle delice saçtı parçalarını dünyaya... yılmaz erdoğan duymasın4 kişi hayrettin![]() "paçalar duble olsun" yukarıdaki cümleyi, kafalar bir dünya iken intikal edilmiş bir çorbacıda da kurabilirsin; paça kısmını boyuna göre ayarlasın diye, yeni aldığın pantolu terziye verirken de kurabilirsin. ama ne olursa olsun, bu cümleyi yılmaz erdoğan'ın yanında kuramazsın. alır şiir miir yazar, tadını kaçırır. için sızlamaz o zaman, kuzu gerdanını kasapta her görüşünü müteakip yılmaz'a giriştikçe. benim sızlamıyor şahsen. neden sızlasın ki lan, sanki babamın oğlu teallam! ya bunu buraya yazdık ama internete giriyor mudur adam lan?! ülkemiz üzerinde oynanan oyunlar!!!9 kişi hayrettin
çaydaçıra, çiftetelli, harman dalı, zeybek, horon, kasap havası, kolbastı, misket, damat halayı... aklıma ilk gelenler bunlar.
LÜTFEN BUNLARA SEYİRCİ KALMAYALIM!!! hepimiz katılalım bu oyunlara!! biz biliyoruz da mı oynuyoruz?! lütfen ama!!!! evrensel dil dediğin2 kişi hayrettin
messi'dir messi ağalar!!! yemişim müziği! şu andan itibaren, en az bir beş yıl daha, bu gezegendeki evrensel dil messi'dir. yazın bunu bir kenara. yok inanmıyorum diyorsanız, çıkın yurtdışına test edin arkadaş. denemesi bedava. uçuş milin varsa tabi ;) yoksa vericeksin parasını. eee noldu demin artistlik yapıyordun ya?! madem inanmıyorsun bana, git kendin gör arkadaş. gir ortama, muhabbet tıkandı mı, aklına film ismi, şarkıcı ismi gelmiyor mu artık, hoop hemen ortalık yere söyleyiver messi diye. bak gör nasıl heyecanla kıpraşıyor millet. herkes nasıl bir şeyler söylemek için sıraya giriyor. haaa yok benim işim olmaz futbolla, futbol kitlelerin afyonudur diyorsan, o zaman kastır dur, "hev yu evır biin" falan diye. ben sosyal sorumluluğumu yerine getirdim sonuçta içim rahat.
aynı bizim serdar özkan lan sdlkjfsdlkjflsdkjflsdkfjs.
rusya'da bazı şeyleri düşünmek için fırsatım oldu dostlarım2 kişi hayrettin
hemen de inandınız mı lan?! çok safsınız yæææ. oğlum insanın rusya'da düşünsel bir aktivite gerçekleştirmesi mümkün olabilir mi lan?! bak şimdi böyle söyledim diye hemen nerelere çektiniz kim bilir lafımı, fesatlar sizi ;) düşünemedim; çünkü çok soğuk oğlum orası! beynim buz tuttu lan resmen! çocuklar göllerin üstünde maç yapıyordu oğlum. sevgililer falan nehirlerin üstünde elele yürüyordu!!! jesus walking on the water hesaaabı. neyse işte, bir hafta oldu döneli; döndüğümden beri cep telefonuyla beynime mikrodalga fırın etkisi yapıyorum da anca çözülür gibi oldu buzlar.
ruslar geleneklerine sahip çıkan bir millet. tıpkı japonlar gibi. bunu uçakta anladım. ne zaman ki uçağın tekerleri piste değdi, alkış kıyamet koptu uçağın içinde. oysa bizler bu geleneğimizi unuttuk malesef :( kimse alkışlamıyor inenleri artık. uçakta rusların bu temaşasına şahit olunca, ben de başladım deliler gibi alkışlamaya. ama yanımda yöremde, "lalelide sürekli duyulan alkışların sebebi bu işte, ruslar bir şeyi indirdikten sonra muhakkak alkışlarlar" şeklindeki, son derece ince ve hınzır esprimi yapacak kimse olmadığı için biraz buruktum. pasaport kontrolünü geçtikten sonra, karşılayacağı kişinin isminin yazılı olduğu kartonu elinde tutmak yerine göğsüne yapıştıran kişi de elbette benim şoförüm olabilirdi. başka kim hayatında sürekli mallıklarla uğraşmak zorundadır ki şu dünyada zaten?! neyse, tokalaştık sevgili şoförümle ve bindik arabaya. yolda şoför rusça, ben ingilizce, nefis bir muhabbete daldık. ikimiz de birbirimizi anlamadan moron gibi ısrarla konuştuk bir süre. üstelik ben ingilizce de bilmiyorum lan! bunu fark ettiğimde bayağı vakit geçmişti. yani ingilizce bilmediğimi değil; ikimiz ortak bir lisanla konuşamadığımız halde, şoför kendi lisanıyla konuşurken, benim, sanki çok biliyormuşum gibi ısrarla ingilizce kastığımı anlamamdan bahsediyorum. işte onu anladığımda heralde bir kırkbeş dakika falan geçmişti. zaten hep böyle oluyor. bok var çünkü ingilizcede amına koyim! hep dil emperyalizmi işte bu! zaten bu gerzekliği fark ettikten sonra, son derece gönül rahatlığıyla küfürümü savurdum. bunu yaparken de sempatik sempatik gülümsedim ki şoför çakmasın. yolun geri kalanı birbirimize sırıtarak küfür etmemizle geçti. yani en azından ben ettim, şoförü bilmem. şimdi tabi, rusya'ya gitmemle alakalı bazılarınızın aklına yine fesat düşünceler gelecektir. gelmesin. ben rusya'ya hem iş, hem de dilimi geliştirmek için gittim. dilimi derken, lisan manasında yani!! orda yanlış anlaşılma olmasın. "russian institute" isimli, son derece meşhur bir okula gittim orda. bu okul bizim anadolu üniversitesi gibi. isterseniz emulede falan dersleri var; indirip izleyebilirsiniz. sadece sınavlara girerek diplomanızı alırsınız. üstelik diplomada açıköğretim ibaresi yok!!! peki ben neden bu lisanı öğrenmek istiyorum diye sordunuz tabi siz haliyle. çünkü ben yazarları orjinal dilinden okumayı severim lanet olsun!!! misal ayşe kulin olsun, efendim bir mehmet coşkundeniz olsun, bu yazarları ben hep orjinal dilinden okudum! rusçamı geliştirince de karamazov kardeşler'i okuyacam :) hemen rusya hakkında en çok sorulan soruya cevap vereyim. rusya'da da çirkin kadın var! evet, belki inanmıyorsunuz ama var lan! üstelik hepsi benim çalıştığım şirketin rusya ofisindeler :(( yani sanırım başka çirkin kadın yoktur rusya'da. ne kadar varsa toplaşmışlar bizim şirkete amına koyim :(( sürekli birader dedim lan düşün hallerini :(( zaten bu rus hanfendilerde bıyıkları tıraş etmek gibi bir huy yok. bir çoğunun altın sarısı bıyıkları gözünüzden kaçıyor haliyle ama bu böyle!!! ve çirkininde bıyık çok dikkat çekiyor. zaten bunu kendilerine de birçok platformda izah etmeye çalıştım. bakın dedim, sürekli bu türklerle evleniyorsunuz, biz esmer ve kıllı insanlarız, yarın öbür gün birçoğunuz evrileceksiniz, öyle pala bıyıklarla gezmeyin amına koyim! bu düzeni değiştirin dedim. ama anlamadılar :( dil bilmek mühim çünkü ve ben henüz başlangıç aşamasındayım :( orada bazen fıkra gibi ortamlarda da bulundum. misal bir keresinde, böyle alkollü bir iş yemeği ortamında, bir alman, bir rus, bir de ben muhabbete daldık. çünkü ben votkayı çekince her lisanı konuşurum!! o gün de konuştum. dedim bunlara, elli yıl, hadi bilemedin yüzelli yıl sonra ne rus kalır ne alman!! hepiniz türk olacaksınız ulan! dedim. baktım anlamaz gibi baktılar, tercümanıma aynen çevir bu dediklerimi lan dedim. tercüman biraz tırsak bir tip olduğundan, ben işimi sağlama almak için bir de, "vi ar yor hazbınd lan!!!" dedim ve bu söylemimi de huni şekline getirdiğim sol elime sağ elimi şak diye kapak yaparak destekledim. korktu bunlar hemen :))) sonra şaka lan şaka, dost ve kardeş ülkeleriz biz, hiç sizi siker miyiz saçmalamayın dedim gönüllerini aldım. iki votkayı daha çakıp bunlarla halaya tutuştum. halaydan sonra hamit altıntop, fatih tekke falan gibi muhabbetler ettik. sonra ordaki rus garson hanıma, ülkemizdeki rus bağyanlara karşı takınılan yanlış tutumun bilincinde olduğumu, bence onların nataşa değil önce "insan" olduğunu (ellerimle tırnak işareti yapmayı ihmal etmedim insan derken), kaldığım otelin oraya çok yakın olduğunu... yani böyle dostluk mesajları falan verdim. çünkü, her vatandaşın, yurtdışına çıktığı vakit birer turizm elçisi olması gerektiğini bilirim ben!!! ona göre temsil ettim ülkemi!! ülkemizi!!! cennet vatanımızı!!!! bu küçük gezi yazımı bitirirken sizlere birgün rusyaya yolunuz düşerse işinizi görsün diye biraz rusça öğreteyim. diyelim bir kız gördünüz ve onunla tanışmak, seviyeli sohbetler etmek istiyorsunuz. hemen şunu söyleyin: "mojna seks? sıkolka?" yani bu kısaca, bizim edebiyatımızın nadide eserinde dediği gibi, "güzelliğin on par' etmez, göynümdeki aşk olmasa" tarzında bir şey. yani tam öyle değil ama öyle de gibi bir yandan. ben aklıma geldikçe ara ara öğretirim size de lan, paylaşım kutsaldır neticede!!!!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
kimim ben?!seksenler ne acaipti kanka yaa :)işte o üyeler!!!fwd: fw: ilt: çOk KomikkkKk!! :))))hunharca yaftaladım
|








